Ara
Çiğdem Çelik şimdilerde söz ve bestesi tamamen kendisine ait olan “Mavi” adlı şarkısı ile, geliştirdiği yazılımla hazırladığı yapay zeka destekli klibiyle birlikte yeniden dinleyiciyle buluşturdu
- Beste Ertan

- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur

Müzik hayatınızda nasıl bir yer tuttu? Bu yolculuk nasıl başladı?
Müzik aslında hayatımda hep vardı. İlkokuldan üniversiteyi bitirene kadar sürekli sahnedeydim. O yıllarda ailemden gizli piyano ve şan dersleri alıyordum. Sonrasında iş hayatına atılınca, sanki müzik burada kalmalıymış gibi düşünüp kariyerime yöneldim. Ama çocuklarım dünyaya geldikten sonra hayata, kendime ve ruhuma dair sorgulamalarım başladı. Önce arkadaşlarımızla kurduğumuz koroda yer aldım, ardından bireysel çalışmalarımı yoğunlaştırdım. Koro, ne yapmak istediğime karar vermemde çok önemli bir dönüm noktası oldu.
Sizi yeniden müziğe döndüren şey neydi?
Dağıstan’da Avarlar’ın mezar taşlarına yazdığı çok etkileyici bir söz vardır: “100 yaşına kadar yaşadı ama dünyaya gelmedi.” Bu söz beni çok etkiledi. Ben gerçekten dünyaya gelmek, kendime ait bir hayat yaşamak istedim. Müziğe yeniden dönüşüm biraz da bununla ilgiliydi. Kendimi ifade edebildiğim en gerçek alanın müzik olduğunu hissettim.
Müzikal yolculuğunuzda kimlerle çalıştınız?
Bu süreçte önce Timur Selçuk, ardından Dilek Türkan ile çalışma fırsatı buldum. İkisinden de çok şey öğrendim. Daha sonra Muhammed Yıldırır ile birlikte, içinde kendi bestelerimin de yer aldığı “Sentez” albümünü çıkardık. Türk müziğinin farklı türlerini bir araya getiren çok özel bir çalışma oldu benim için. Bestelerimden biri de bir filmde kullanıldı.
“Sarı Gelin” çalışmanızın hikayesi nedir?
“Sarı Gelin” türküsünü kadın cinayetlerine dikkat çekmek amacıyla seslendirdim. Klibini de tamamen kendim çektim ve montajladım. Bu çalışma, Türkiye Kadın Oyun Festivali kapsamında 11 ilde eş zamanlı açılışlarda yayınlandı. Çünkü ben müziği sadece “yapmış olmak” için değil; toplumsal konulara dokunabilmek, bir sese dönüşebilmek için yapmak istedim. O dönem elde ettiğim telif gelirlerini de LÖSEV’e bağışlıyordum.






Yorumlar